1-2Şimdi kardeşler, size müjdelediğim, kabul edip bağlandığınız Müjde’yi size bildiriyorum. Eğer siz de müjdelediğim söze sımsıkı tutunursanız, onun aracılığıyla kurtulursunuz. Yoksa boşuna iman etmiş olursunuz. 3-4Her şeyden önce ben aldığımı size ilettim. Kutsal Yazılar’a göre Mesih günahlarımıza karşılık öldü, gömüldü ve Kutsal Yazılar uyarınca üçüncü gün ölümden dirildi. 5Kefas’a, sonra Onikiler’e göründü. 6Daha sonra beş yüzden fazla kardeşe aynı anda göründü. Bunların çoğu hala hayatta, bazılarıysa uyudular. 7-8Sonra Yakov’a, ardından bütün elçilere, son olarak da vakitsiz doğan bir çocuğu andıran bana da göründü. 9Çünkü ben elçilerin en önemsiziyim. Tanrı’nın kilisesine zulmettiğim için elçi adıyla çağrılmaya bile layık değilim. 10Ama şimdi neysem, Tanrı’nın lütfuyla oyum. Bana verilen lütfu boşa gitmedi, hepsinden çok ben emek verdim. Yine de ben değil, bende olan Tanrı’nın lütfu bunu yaptı. 11İster ben, ister onlar olsun, duyurduğumuz ve sizin de iman ettiğiniz söz budur.
12Mesih’in ölümden dirildiği duyuruluyorsa, nasıl oluyor da aranızdan bazıları ölülerin dirilişi yoktur diyor? 13Ölülerin dirilişi yoksa, Mesih de dirilmemiştir. 14Eğer Mesih dirilmemişse, bildirimiz de imanınız da boştur. 15O zaman bizler de Tanrı’nın yalancı tanıkları durumuna düşeriz. Çünkü Tanrı’nın Mesih’i dirilttiğine tanıklık ettik. Eğer ölülerin dirilişi yoksa, Tanrı Mesih’i de diriltmemiştir. 16Çünkü ölülerin dirilişi yoksa, Mesih de dirilmemiştir. 17Mesih dirilmemişse imanınız boştur, siz de hala günahlarınızın içindesiniz. 18Bu durumda Mesih’te olup uyuyanlar da mahvoldular. 19Eğer yalnızca bu yaşam için Mesih’e umut bağlamışsak, herkesten çok acınacak durumdayız.
20Ama Mesih, gerçekten ölümden dirilmiştir. O, uyuyanların ilk ürünüdür. 21Ölüm bir insan aracılığıyla geldiği gibi, ölülerin dirilişi de bir insan aracılığıyla geldi. 22Çünkü herkes Adem’de nasıl ölüyorsa, herkes Mesih’te diriltilecektir. 23Her biri kendi sırasıyla: İlk ürün olarak Mesih, sonra O’nun gelişinde Mesih’e ait olanlar dirilecektir. 24O zaman Mesih her yönetimi, her yetkiyi, her gücü ortadan kaldırıp Krallığı Baba Tanrı’ya teslim edince, son gelmiş olacak. 25Çünkü tüm düşmanları ayaklarının altına serilene dek Mesih’in egemenlik sürmesi gerekir. 26Yok edilecek son düşman ölümdür. 27Çünkü, “Tanrı her şeyi O’nun ayaklarının altına serdi.” Ama, “Her şey tabi kılındığında” sözünün, her şeyi Mesih’e tabi kılan Tanrı’yı kapsamadığı açıktır. 28Her şey O’na tabi olduğunda, Oğul’un kendisi de her şeyi kendisine tabi kılana tabi olacaktır. Öyle ki, Tanrı her şeyde her şey olsun.
29Yoksa ölüler için vaftiz edilenler ne yapsınlar? Eğer ölüler hiç diriltilmiyorsa, neden ölüler için vaftiz ediliyorlar? 30Neden biz her saat tehlikeyle burun burunayız? 31Sizden dolayı Efendimiz Mesih Yeşua’da olan övüncümün hakkı için her gün ölüyorum. 32Eğer insansal amaçlar için Efes’te canavarlarla savaştımsa, bunun bana ne faydası olur? Eğer ölüler diriltilmiyorsa, “Yiyip içelim, nasıl olsa yarın ölüp gideceğiz.” 33Aldanmayın! “Kötü arkadaşlıklar, güzel ahlakı bozar.” 34Silkinip kendinize gelin ve günah işlemeyin. Çünkü bazılarınızın Tanrı hakkında hiç bilgisi yok. Bunları utanasınız diye söylüyorum.
35Ama biri, “Ölüler nasıl dirilecek? Nasıl bir bedenle gelecek?” diyebilir.
36Ey akılsız, ektiğin şey ölmedikçe yaşama kavuşmaz. 37Ektiğin oluşacak bitkinin kendisi değil, buğday ya da öbür tohumlardan birisinin çıplak tanesidir. 38Ama Tanrı ona dilediği gibi bir beden, her tohuma kendine özgü bir beden verir. 39Her et aynı değildir. İnsan eti başka, hayvan eti başka, balık eti başka, kuş eti başkadır. 40Göksel bedenler vardır, dünyasal bedenler vardır. Göksel olanların görkemi başka, dünyasal olanların başkadır. 41Güneşin görkemi başka, ayın görkemi başka, yıldızların görkemi başkadır. Görkem açısından yıldız yıldızdan ayrıdır. 42Ölülerin dirilmesi de böyledir. Beden çürüyebilir olarak ekilir, çürümez olarak diriltilir. 43Gözden düşmüş olarak ekilir, görkemle diriltilir. Zayıf olarak ekilir, güçlü olarak diriltilir. 44Doğal bir beden olarak ekilir, ruhsal bir beden olarak diriltilir. Doğal beden olduğu gibi, ruhsal beden de vardır.
45Yazılmış olduğu gibi: “İlk insan Adem yaşayan bir can oldu.” Son Adem yaşam veren ruh oldu. 46Ancak önce ruhsal olan değil, doğal olan geldi. Sonra ruhsal olan geldi. 47İlk insan topraktır, topraktandır. İkinci insan gökten gelen Efendi’dir. 48Topraktan olan nasılsa, topraktan olanlar da öyledir. Göksel olan nasılsa, göksel olanlar da öyledir. 49Topraktan olanın benzerliğinde doğduğumuz gibi, göksel olana da benzeyelim. 50Kardeşler, söylemek istediğim, et ve kan Tanrı’nın Krallığı'nı miras alamaz. Çürüyen de çürümezliği miras almaz.
51Bakın, size bir sır bildiriyorum. Hepimiz uyumayacağız. 52Son boru çalınınca hepimiz bir anda, göz açıp kapayıncaya dek değiştirileceğiz. Çünkü boru çalacak ve ölüler çürümez olarak dirilecek ve biz de değiştirileceğiz. 53Çünkü bu çürüyen beden çürümezliği, bu ölümlü beden ölümsüzlüğü giyinmelidir. 54Ama bu çürüyen beden çürümez hale geldiğinde, bu ölümlü beden ölümsüzlüğü giyindiğinde, o zaman yazılmış olan söz yerine gelecektir: “Ölüm zaferle yutuldu.”
55“Ey ölüler diyarı zaferin nerede? Ey ölüm dikenin nerede?”
56Ölümün dikeni günahtır ve günahın gücü Kutsal Yasa’dır. 57Ama Efendimiz Yeşua Mesih aracılığıyla bize zafer veren Tanrı’ya şükürler olsun! 58Bu nedenle, sevgili kardeşlerim, kararlı olun ve yerinizde durun. Efendi’nin yolunda verdiğiniz emeğin boş olmadığını bilerek Efendi’nin işinde her zaman gayretli olun.